0850 888 87 96 - info@hozboncuk.com

Bulutların Ülkesi

Bulutların Ülkesi

Bulutların Ülkesi

Harika bir sabahtı diyebilirim.Biraz soğuk elbetteki ben ve fotoğraf makinem, soğuk havaya aldırış etmeden 4 saat boyunca Gito yaylasına yürümüştük! evet biraz yorucu idi ama gideceğimiz ve konaklayacağımız yere bakarsak elbette değerdi, diye düşündüm.Artık yaylaya varmaya az kalmıştı ki! ekip arkadaşlarımız kar üzerinde çocukluklarından kalma hatıraları canlandırmak adına olsa gerek karda yüzmeye başladılar.Tabi karda hoplayıp zıplamak oldukca keyifli bu keyfi yaşamak 4 saat lik yürüyüşe bakarsak hak edilmiş bir gerçek gibi kabul ediyoruz.Derin bir sesizlik hakim yaylada metrelerce kar üzerinde yürürken hissedemediğim soğuğu şuan cok büyük bir sızı ile hissediyorum artık Hozboncuğun kapısının açılması oldukca uzun sürdü . Nedeni kar dolayısla kapanan kapı ,kar kazıldı kapı ortaya cıktı. Fakat bi sorun vardı.Soğuk havanın etkisiyle kapı genleşmiş ve tamamiyle kilit durumdaydı.Korkmadım dersem biraz yalan konuşmuş olurdum. Dereceden emin değilim eksi kaçlardayız ellerim yavaş yavaş morarmaya başlamıştı.Korkum katlanıyor kapı hala açılmıyordu.Bir kaç arkadaşım camdan girmeye teşebbüs ettiler ve başardılar ama bi sorun vardı ellerim ve ayaklarım donma noktasındayken kımıldamam biraz olanaksızdı. Neyse artık kapıyı içerden açmayı denediler ve sonunda başardılar. Hozboncuğa  girdik hız kesmeden soba yandı ve bir nebze de olsa korkum yerini sevince bırakmıştı. Tabi ışıkların olmayışı ortamın havasını bir okadar otantik ve sevimli kılmıştı.Mumları yaktık artık sobamız da yanıyordu. Bu arada karnımızın acıktığı gerçeğini nasıl unutabilirdik. Kolları sıvadık  ve sırt çantalarımızda bulunan konserveleri açmaya başladık. O anki mutluluğu anlatabilmek için yaşamak gerek derler ya öyle bişey işte karnımızıda doyurmuştuk. Onca yolu yürümenin verdiği yorgunluğu sobanın kenarında battaniyemize sarılarak çıkardık evet uyumuştum . Telefonun çekmeyişi hatta internetin dahil olmayışı ne büyük bir mucizedir.Sadece sessizlik ve sessizliğin verdiği derin bir mutluluk bir günü daha bu şekilde bitirmiş olduk sabah oldu ve  yola cıkmak için hazırlanmaya başladık tabi iniş bir okadar kolay ve eğlenceli ama yayladan ayrılmak bir okadar üzücü diyebilirim. Doğada bir gün kalmak insanın ömrüne on yıl kattığına inanıyorum ve bu gerçeği hiç bir şeye değişemeyeceğimide biliyorum. Şimdi oturup doğada bir gün nasıl geçirilir diye yazmaya başladım. Ama hislerimi yazıya dökemiyorum ,bunu gizlemiycem.Kulağımda( Mireille Mathieu.) Beynimde GİTO YAYLASI elimde bir fincan kahve ve bende kalan bir günlük huzur tekrar görüşmek üzere bir sonraki huzurlu günümüzde tekraradan sizlerle olmak dileğiyle...